Muay Thai

IMG_8876
Wu Shu’nun Tarihçesi
23 Şubat 2017
IMG_8876
Kick boks
23 Şubat 2017
hepsini göster

Muay Thai

IMG_8876

Muay Thai’in Tarihçesi

Burmalı’lar Ayyuthayaları savaşta yenilgiye uğratınca maalesef Tayland’ın tarihi arşivleri de kaybolmuştur. Tarihi arşivlerini kaybeden Tayland’ın geçmişinde yer alan dövüş tarihi ile ilgili kayıtları da ortadan kaybolmuştur, ancak zaman içinde yeniden gün yüzüne çıkan bazı bilgiler bu konuda bize ışık tutmakta ve konu hakkında kazanımlar sağlamamızı kolaylaştırmaktadır. Günümüzde öğrendiklerimiz Burmalıların, Kamboçyalıların, Avrupalı seyyahların ve Lanna Krallığından Chian Mai’nin tuttuğu günlük kayıtlarından derlenmiş veriler olarak elimize ulaşmıştır. Elde edilen verilerin hepsinin kesiştiği ortak nokta, Muay Thai’in yakın dövüş sanatı olarak başlamış olduğudur. Yani bireysel mücadeleler. Muay Thai’in kökeni bellirsiz olmakla, ortaya atılan pek çok teori çoğu kez birbiri arasında çelişmektedir, ancak iki olası teori mevcuttur ki diğerlerine nazaran gerçekliğe daha yakındır.

Birinci teori, Çin’den Çin topraklarının güneyine göç eden Tay halkı tarafından ortaya çıkarılıp yeniden düzenlenmiş olduğudur. Bölgeye yerleşen halkın yer kavgasına tutuşmuş olmasından ötürü kendilerini savunmak amaçlı bir dövüş sanatı meydana getirdiklerini belirtir. Diğer teori de Tay halkının tarih boyu Tayland bölgesinde yaşamış olduklarını ve kendilerini uluslararası tehditlerden korumak amaçlı dövüşçülerin birebir dövüşte rakibi mağlup etmek için keşfettiği teknikleri tarih boyunca süregelen yeni kuşakların devam ettirdiğinden bahsetmektedir.

İkinci teori, her ne kadar pek çok tartışmalı soruları peşinden getirse de arkeolojik kanıtlar ile de doğrulanmaktadır; lakin Muay Thai’in başlangıcından günümüze kadar Tay kültürünün vazgeçilmezi olduğu camia tarafından da bilinmektedir. Thai dövüş sanatı, ülkesinden sporların kralı olarak isimlendirilmiştir ve öylesine özel bir yeri vardır ki çağlar öncesinde milli meseleler dahi Muay Thai müsabakaları ile belirlenmekteydi.

Muay Thai’in savaş sanatı ve halkın kültürel faaliyetlerinde ki spor olarak popülaritesinin arttığı ilk dönem 16. Yüzyılın sonunda Ayyuthaya döneminde Kral Naresuan hükümdarlığı zamanında olmuştur. Bu çağlarda her bir asker, tıpkı kralları gibi Muay Thai çalışmaktaydı. Bu durum Osmanlılarda ki gibi Sultan, Yeniçeri birliğinin üyesi olmasına benzemektedir. Ta ki zamanla Muay Thai, Chupasart kökekinden uzaklaşana ve yeni dövüş tekniklerini geliştirene kadar, bu sanatta ki yenileme Kral; Pracho Sua döneminde de devam etmiş ve ilerlemiştir. Kaplan Kral (Pracho Sua) Muay Thai yapmaktan büyük keyif alırdı ve pek çok sefer tebdili kıyafet giyerek, köylerde ki müsabakalara katılır ve civarda ki şöhretli dövüşçüleri dahi yenilgiye uğratırdı. Kaplan Kral zamanında ülke huzur ve bolluk dönemini yaşamaktaydı ve halk barış içinde hayatlarını devam ettirmekteydi. Bu sebeple de Kral, askerlerini zinde tutmak ve onların savaşçı yeteneklerini kaybetmemeleri için askerlerin Muay Thai çalışmaları emredilmişti. Askerlerin birer Thai Dövüşçüsüne dönüşleri, halk arasında da bu dövüş sanatına olan ilgiyi giderek arttırmış ve dövüşçü olmak gençler arasında odak noktası haline gelmişti.

Muay Thai eski çağlarda halkın, askerlerin ve kralların en beğendiği spor olmuş ve insanların sempatisini kazanmıştı. Tarihi eserler bizlere öğretmektedir ki o dönemde her kesimden insanlar antrenman yapmak için bir araya gelirlerdi. Zengin ile fakir, eğitimli ile köylü, genç ile yaşlı arasında ayrım yapılmazdı çünkü kapılar sonuna kadar dövüşmek isteyen herkese açıktı. İnsanlar biraz canlılık istiyorlardı, hayatlarına biraz adrenalin ve heyecan katmak istiyorlardı. Tayland’daki her şehrin ve köyün kendi yerel şampiyonları bulunmaktaydı ve halk kendi şampiyonalarını düzenlemekteydi. Düzenlenen tüm müsabakalara ilgi ve alaka oldukça fazlaydı ve halk için düzenlenen bu müsabakalar gurur kaynağıydı. Halk çocuklarını yetenekli dövüşçülerin yanına çırak olarak gönderiyor ve kendilerine hizmet etmeleri karşılığında eğitim alıyorlardı. Ayrıca her ne kadar illegal dahi olsa müsabakalar üzerine bahisler oynanıyor ve dövüşçüler de bu bahislerde zenginlere para kazandırmak için elinden geleni yapıyor ve bu bahisler sayesinde dövüşçüler de para kazanıyorlardı.

Muay Thai dövüş sanatı doğduğu topraklarda her zaman meşhur bir spordu, lakin öyle zamanlarda vardı ki tüm herkes Muay Thai hakkında konuşuyor ve insanlar gelecek dövüş tarihlerini dört gözle bekliyorlardı. Öyle ki Kral 5. Rama zamanında, pek çok maçı düzenliyor, ülkede ki şöhretli savaşçılara müsabaka daveti yolluyor ve bizzat kralın kendisi tarafından turnuvalar tertipleniyordu. Müsabakalara tüm ülke çapında ilgi çok fazlaydı çünkü müsabaka şampiyonları, hükümdarın kendisi tarafından askeri unvanlar verilirdi. O askeri unvanlara verilen isimlerin genel anlamı ‘’Boksun Ustası’’ gibi bir genel ifade çıkmaktadır. O dönemde bu unvanlar en saygı duyulan unvandı ve halk arasında kazanılabilecek en büyük ödüldü. Kral V. Rama öyle ileriye gitmiştir ki antrenman kampları kurmuş ve insanlara dövüşlere hazırlanabilecekleri olanaklar sunmuştur (Bizde ki medreseler gibi). Bu kamplarda kralın yetenek avcıları gözlerini dört açmış, mahir ve cesur dövüşçüler arıyor ve buldukları eşsiz dövüşçüleri krala takdim ediyorlardı. Krallığa bağlı düzenlenen müsabakalar sırasında pek çok eşsiz dövüşçü ortaya çıkıyor ve kral bizzat kendilerini ödüllendiriyordu.

Geçmiş zamanlarda Muay Thai’daki en büyük yeniliklerden biri dövüşlerin köy meydanları ya da boş arazilerde değil, ringlerde yapılmaya başlaması olmuştur. Kral VI. Rama’ya kadar müsabakalar boş alanlarda yapılmaya devam etti ve daha sonra müsabakalar iplerle çevrelenmiş standart ringler üzerinde yapılmaya başlandı ve de yeniliklerin en büyüğü artık bu dövüş sanatında ki müsabakalarda zaman kavramı kullanılmaya başlandı. Tayland’ın barış dolu ve refah dolu dönemlerinde Muay Thai, kral ve tebası tarafından da çalışılan hem bir dövüş sanatı hem de bir spor olarak büyük bir zevkle felsefesi tatbik edilen bir spordu. 20’inci yüzyılın ilk çeyreğine kadar Tayland müfredatlarının içerisinde yer alan bu spor dalı, gençlerde sakatlanma oranının artmasından dolayı müfredattan çıkartılmıştı; ancak severleri salonlarda ve dövüş kulüplerinde geçmişte olduğu gibi, bugün de o azim ve aşk ile çalışmaya devam etmektedirler. Ulusal dövüş branşları dahi olsa, güzel yanı hiç kimse kendi milletinin keşfettiği spor dalı diye o branşta dünyanın en iyisi olamaz. Kim daha bir gönülden yönelirse bu işe ve hırsını kullanmasını bilirse, o kişinin önünde her kim olursa olsun duramaz.

Yüzyıllar boyu orduda bulunan askerler tarafından Muay Thai sporu kuşaktan kuşağa, tertipten tertibe geçmiş ve öğretilmeye devam eden hem bir dövüş sanatı hem de bir öğreti olmuştur. Bu spor döneminde yalnız erkekler arasında değil, kadınlar tarafından da çok popülerdi ve teknikler kadınlar tarafından da çalışılırdı. Muay Thai sanatı, Tay çocukluğunun bir parçası haline gelmişti ve büyükleri antrenman yaparken onları izlemek, öğrenmek ve taklit etmek çocukların en çok eğlendikleri bir oyun aracıydı. Tay halkı daima bu sanatı izledi, öğrendi ve bu savaş sanatını, savaş meydanlarından; ringlere giden yolda gelişimini ve özünü koruması amacıyla devamlı ön ayak oldular. Halk bunu hiç şüphesiz kralları ile birlikte hayata geçirdiler ve Kaplan Kral bu dönüşümü sağlayan ilk kişilerden olmuştu, ancak Kaplan hayata geçirdiği değişikliklerde sadece dövüş tarzını değil, aynı zamanda dövüşlerde kullanılan silahlarda da yeniliğe gitti.

Kaplan Kral döneminde, dövüşçülerin elleri ve dirsekleri at kılları ile bağlanmaktaydı. Burada ki temel amaç dövüşçünün anatomisini korumak ve daha sonra ki müsabakalara çıktığında kollarının yara almamasını sağlamaktı. Bir diğeri rakibe çok daha fazla acı çektirebilmekti. Zamanla kenevir ipi ve pamuk telleri, at kılının yerini aldı. Öylesine bir değişiklikte getirildi ki, bazı maçlarda dövüşçülerin rızası ile de ellere, yani elin vuruş yapılan üst kısmı üzerine buzlu camlar yerleştiriliyordu. Dövüşçüler, ellerini parça parça duran buzlu camın içine batırıyor ve gelecek rauntta vuruşlarında hem rakibin canını yakıyor hem de keskin camlarla rakibin bedenini parçalıyordu.

Zaman geçtikçe Muay Thai’daki yenilikler arttı ve bir diğer yenilik olan eldivenler de bu spora eklendi. Eldivenlerdeki modernleşmeye gidilmesiyle birlikte, Thai boksuna sıklette sınıflandırmalar da getirildi ve uluslararası boks komisyonlarına göre düzenlemeler yapıldı, ancak ne yazık ki yeni değişimler, bazı dövüş tekniklerinin kaybolmasına neden oldu. Ayrıca sınıflandırmalarla birlikte anatomik yapılarından dolayı Tay halkı ağırsıkletler de biraz geri kaldı. Tay’ların yalnız %10’i ağırsıkletlerde ve %70’i hafif sıkletlerde müsabakalara çıkmaktadır. İkinci Dünya Savaşından önce VII. Rama döneminde sıradan dövüş alanları yerine, büyük müsabaka alanları inşa edilmeye başlandı. Muay Thai tarihi boyunca insanlar arasında çekiciliğini hiçbir zaman kaybetmemiş bir dövüş sanatıdır. Ülkede ki dövüşçüler yaşadıkları bölgelerde çalışmalar yaparlar ve öncelikle kendi bölgelerinde en iyi olmaya çalışırlardı, daha sonra büyük Thai savaşlarının düzenlendiği yerlere (Bangkok) gerekirse uzun yolculuklar yaparlar ve mücadeledeki başarılarına göre şana ve servete kavuşurlardı.

Muay Thai müsabakaları, Rajdamnern ve Lumpinee gibi stadyumlarda düzenlenmekte ve halkın yoğun ilgisi ile karşılaşmaktaydı. Kesinlikle, halkın yaşadığı tüm üzüntü ve sıkıntıları gerilerinde bırakıp, bir an olsun hayatlarında onlara ağırlık yapan olumsuzluklardan kurtuldukları anlardı. Daha sonra teknolojide ki gelişmelerle beraber Tayland’a da renkli televizyonların girmesiyle beraber artık dövüşler evlerde izlenir oldu. Özellikle Tayland’daki Kanal 7 televizyonu 20 yılı aşkın bir süredir müsabakaları ve turnuvaları televizyon kanalından yayınlamaktadır. Günümüzde 4 Tayland Televizyon Kanalı, Muay Thai sporuna hayran olan milyonlarca insana Tayland’daki maçları canlı ve karşılıksız olarak sunmaktadır. Özellikle Tay halkı öylesine hayrandır ki büyük turnuvalar olduğu zamanlarda şehir bir anda adeta hayalet kasabasına dönüverir.

Geçmişte savaş alanlarında ki Tay ölüm makinalarını ortaya çıkaran bu savaş sanatı; günümüzde Avrupa’dan, Japonya’ya ve Avustralya’dan Amerika’ya kadar dünyanın neredeyse her köşesinde Tay sporcuları tarafından ilgiyle tatbik ve takip edilmektedir. Hayatlarında bir çıkmaza ulaşan ve yaşamak için ihtiyaç duyduğu umuda kavuşmasını sağlamış ve sporcuları forma sokarak anatomilerinde bulunan sağlıksal açıdan en üst noktaya ulaşmalarını sağlamıştır. Geçmişten geleceğe kadar pek çok insanın güçlenmesine ve sevdiklerinin koruyu melekleri gibi omuzları üzerinde yükselmesini mümkün kılmıştır. Muay Thai, tarihinde sadece bireysel savunma ihtiyacını değil, aynı zamanda ulusal savunma ihtiyacını karşılayarak, bu sanata gönül veren halkın uluslararası tehlikelerden korunmasını da sağlamıştır.

Muay Thai dövüş sanatı sizlere sadece dövüş sanatlarında teknik üstünlük ve güçlü bir kimlik değil, aynı zamanda fiziki olduğu kadar zihni gelişim ve ilerleme de sağlamaktadır. Öyle bir dövüş sanatıdır ki tek başına ülkesinin reklamını yapmakta, ülkesine gelen turistler sayesinde döviz kazanımı sağlamakta ve gelen turistlerin kimileride oradaki fırsatları göz önüne alarak Tayland halkına iş imkânları sağlayarak ülkede istihdam yaratmaktadır. Hayat tek bir kazanım ile elde edeceğimiz ya da algılayabileceğimiz imkânlar kategorisi değil, tek bir kazanım için pek çok fonksiyona sahip olmamız gerek sıralamalar kümesidir.

Comments are closed.